|
» ERDEMLİ ZİRAAT ODASI
Erdemli Ziraat Odası 1964 yılında kurulmuştur. Kurulduğu günden bugüne Erdemli´de tarımın
modernize edilmesi için birçok faaliyette bulunmuştur.
Odamıza, kurulduğu tarihten bugüne kadar, İsmail TAŞ, Hasan EVCİ, Osman FİDAN, Musa DÖLEK,
Şadi DURNA, Mehmet ÇEKOK, Alp AYDIN, Mehmet BOYALI ve Himmet ALİ ÖNDER Yönetim Kurulu
Başkanlığı yapmıştır.
Erdemli Ziraat Odası´nın bugün başkanlığını Adnan DÖLEK yapmaktadır. Yönetim Kurulu üyeleri
ise; Ali GÜRGENÇ, Alim Evlik ŞEN, Osman ŞEN, Ali Rıza GÜCÜ, Azizi BEKİŞ ve Durmuş Ali
GÜNGÖR´dür. Erdemli Ziraat Odası mevcut 5 personeli ile yöremiz çiftçi ve üyelerine hizmet
üretmektedir.
Erdemli´nin yüzölçümü 207.800 hektardır. Bu arazinin 67.737 hektarı tarıma elverişli
arazidir. Erdemli´de tarımsal faalşiyet 38.035 hektar arazide yapılmaktadır.
Erdemli Osmanlılar döneminden 1950 li yıllara kadar konar-göçer yaşayışı dediğimiz Yörük
kültürü içerisinde hayvancılıkla, özellikle de küçükbaş hayvancılıkla geçimini sağlamıştır.
Tarım toplumu olmaya 1950 li yıllardan itibaren geçmiştir. Erdemli´de yaş sebze ve meyve
tarımına geçiş de şu son elli yıl içerisinde olmuştur. Bu yıllara kadar yöre halkı tarımı
ticari maksatla değil, sadece kendi aile efradının gıda ihtiyacını karşılamak için
yapmıştır.
Ilıman iklime sahip olan sahil kesimlerinin yaş sebze ve meyve üretimine çok el verişli
olması sebebiyle,yöre halkının bu ılıman şartlardan faydalanarak yapacakları sebze ve meyve
tarımından hem halkımızın,hem de ülke ekonomisinin büyük fayda sağlayacağı düşünülerek,1944
yılında Erdemli’ye Alata Teknik Bahçıvanlık Okulu açılmıştır.
Bu okula ,bölgenin çocuklarından yaş sebze ve meyve yetiştiriciliği konusunda eğitim görmek
üzere öğrenciler alınmıştır. Bu öğrenciler,tarım faaliyetleri ile ilgili olan
sebzecilik,meyvecilik,hayvancılık,arıcılık,tavukçuluk gibi konularda bizzat uygulamalı
olarak eğitim görmüşlerdir.
Devletimiz,hazine arazilerinden bu okuldan mezun olan öğrencilere özellikle sebze ve meyve
dikiminin yaygınlaştırılması, yöre halkına örnek olması için arazi tahsis etmiştir. Bu
öğrenciler sebze ve meyve dikimi yaparak zirai kazanç elde etmeye başlamışlardır.
Bu yıllardan sonra yöre halkı,yapılan sebze ve meyve tarımından elde edilen gelirin küçükbaş
hayvancılıktan elde ettikleri gelirden daha fazla kazançlı olduğunu görerek, akın akın
köylerinden sahil kesimlere göç ederek açık sebze ve meyve tarımına başlamıştır. Giderek
yaygınlaşan sebzecilik ve meyvecilik, yöremizin geçim kaynağı olmuştur.
2000’li yıllara gelindiğinde sahil kesiminde yapılan sebze ve meyve tarımı artmış, sahil
tamamen dolmuş, ekim dikim sahası kalmamış çiftçi nüfusu çoğalmıştır.
Geçimini tarımdan sağlayan çiftçilerimiz, köylerindeki kuru tarımdan sulu tarıma geçebilmek
ve köylerine sulama suyunun getirilmesi için devletten su talebinde bulunmuşlardır. Yapılan
bu müracaatlar neticesinde devletimiz hem köyden kente geçişin önlenmesi , hem de köy
arazilerinin sulu tarıma açılarak, köylülerimize geçim yaratılması için birçok köyümüze
türbün kurma , dinamo gibi sulama suyunun gelmesi ile ilgili yardımlarda bulunmuştur.
Devlet Millet işbirliği ile köylerimize su getirilmiş, böylelikle köylerimizde 30.025 dekar
tarla, kuru tarımda sulu tarıma geçmiştir. 2003 Yılına gelindiğinde yöremizde açık sebze
yetiştiriciliği 103.000 dekar alanda yapılmaya başlanmıştır. Bir yıllık ürün hasadı 500.000
tona ulaşmış, sebze ve meyveden ülke ekonomisine milyonlarca dolarlık ekonomik katkı
sağlanmıştır. Yine ilçemiz özellikle limon üretiminde önemli bir yere sahiptir. Limonda
Türkiye üretiminin toplam %65’i ilçemiz tarafından yetiştirilmekte ve yıllık üretimimiz
390.000 ton üzerindedir.
İşte bu durumları tespit eden odamız, ilçemiz yayla köylerinde yeni tarıma açılan tarlalarda
yetiştirilen ürünlerle birlikte diğer sahil kesiminde yetiştirilen tarım ürünlerinin dünya
pazarı standartlarına uyması, alternatif tarım ürünlerinin tanıtılması, ürünlerin pazarlama
imkanının araştırılması, örf ve adetlerimizin yaşatılması amacı ile her yıl Ağustos ayı
içerisinde “Erdemli Yayla Köyleri Yaş Sebze, Meyve ve Domates Kültür Festivali”
düzenlenmektedir. Bu festivale ses ve saz sanatçılarımız davet edilerek çiftçilerimize
ve yöre halkına moraller verilmektedir.
Köyden kente göçün önlenmesi için gerekli olan tanıtım ve çalışmalar odamız tarafından
gerçekleştirilmektedir. Ayrıca üreticilerimizin bilinçli ürün yetiştirmeleri için değişik
zamanlarda uzman kişilerin rehberliğinde eğitim çalışmaları yapılmaktadır.
Başkanlığımız yetiştirilen tarım ürünlerinin ülke çapında tanıtılması için medya
ilişkilerine son derece önem vermektedir. Üreticilerimizin kaliteli ürün yetiştirmelerini
teşvik etmek için, lider çiftçilerimize her ürün için farklı ödüller vermektedir.
Odamızın eğitim çalışmaları kapsamında çiftçilerimizin günlük hayatlarında
karşılaşabilecekleri sorunlar hakkında bilgi edine bilecekleri, 172 sayfadan oluşan, 32 konu
başlığını içeren “Çiftçinin El Kitabı” adlı eseri yayınlayarak, çiftçilerimize
ücretsiz olarak dağıtmıştır. Hazırladığımız bu kitap, çiftçilerimize tarlasında çalışırken;
böcek, yılan, akrep sokması, ilaç zehirlenmeleri, güneş çarpması, kırık-çıkık, yanık,
elektrik çarpması gibi hallerde ilk yardımın ne şekilde yapılacağı hususunda bilgiler de
vermektedir. Ayrıca bir çiftçinin sosyal güvencesi nedir? Sosyal güvenceye ne şekilde
kavuşur? Sağlık yardımından nasıl faydalanır? Gibi sorulara da cevap vermektedir. Tarım
Takvimi bulunan kitapta, sebze ve meyve yetiştiriciliğinden tutun da zirai mücadele
şekillerine, gıda muhafazasına kadar çeşitli bilgileri bulmak mümkündür. Yine bu kitabımızda
kaliteli ve bol ürün almak için bilinçli gübre kullanımı, toprak, yaprak ve sulama suyu
analizlerinin önemi gibi konulara da yer verilmiştir.
Sebzecilikte bitki gelişmesini düzenleyici tarımsal ilaçların kullanımı, hormon nedir, ilaç
kalıntısı nedir, gibi bilgileri içeren kitapçılığımız da yayınlanmıştır.
Problemlerin arttığı, tarımsal girdilerin karşılanamaz olduğu şu günlerde, Türk halkını
gıdasız bırakmamak için bütün çiftçilerimizin, Türkiye Ziraat Odaları bünyesinde
bütünleşmesi ve odalarına çok daha kararlı biçimde sahip çıkmaları gereği vardır. Birlik
içinde kenetlenilmeyen, bireysel çıkarların öne çıkarıldığı bir sektörde çiftçilerimiz için
olumlu bir sonuç elde etmek mümkün değildir. Çiftçilerimizin tek bir vücut gibi birlik
içinde olmaları ve kendi kuruluşları olan Ziraat Odalarına güven duymaları sağlıklı bir
tarım ve gelecek için önemli değil midir?
Eklenme Tarihi:20.01.2007
Ekleyen:Erdemli Ziraat Odası
|